Türkiye’de Halka Arz Eşiklerinin Yükseltilmesi (2026)
2 Şubat 2026Çekte Ciro: Hukuki Niteliği, Türleri ve Uyuşmazlıklarda Savunma Mantığı (TTK Uygulaması)
5 Şubat 2026
Kazadan Sonra Aracınızın Eksilen Değerini Geri Kazanın – Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu
Kazadan sonra aracınızın eksilen değerini geri kazanın; Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu olarak, onarım sonrası oluşan piyasa kaybınızı uzman kadromuzla geri alıyoruz. Trafik kazası sonrası aracınız yetkili servislerde en iyi şekilde onarılmış olsa dahi, tramer kayıtlarına işlenen hasar verileri aracınızın ikinci el satış değerini kalıcı olarak düşürmektedir. Birçok araç sahibi, kusursuz oldukları kazalarda oluşan bu maddi farkın tazmin edilebilir bir hak olduğunun farkında değildir. Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu, teknik ekspertiz raporlarını hukuki süreçlerle birleştirerek, sigorta şirketlerinden almanız gereken gerçek tazminat miktarını titizlikle hesaplamaktadır.
Hukuki süreçte zaman aşımı ve başvuru usulleri kritik önem taşır. Kazanın üzerinden iki yıl geçmemiş olması ve kusur oranınızın %100 olmaması gibi şartlar dahilinde, profesyonel vekil desteği almak sürecin hızlanmasını sağlar. Büromuz, değer kaybı tazminatı takibinde yalnızca mevcut hasarı değil, aracın kilometresi, marka-model segmenti ve pazar dinamiklerini de gözeterek hak kaybına uğramamanız için tüm yasal yolları etkin bir şekilde yönetmektedir.
Kilometre Sınırı Olmadan Araç Değer Kaybı Almanın Şartları
Eskiden araç değer kaybı başvurusu yapabilmek için 165.000 kilometre sınırı bulunuyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla bu durum değişti. Artık yüksek kilometreli araçlar da değer kaybı tazminatı alabilmektedir. Önemli olan, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç bedelidir.
Başvuru için ilk şart, kazada tamamen kusurlu olmamanızdır. Eğer %100 kusurluysanız, kendi sigortanızdan bu tazminatı talep edemezsiniz. Ancak %0 veya %50 kusur oranına sahipseniz, karşı tarafın Zorunlu Mali Sorumululuk Sigortası (Trafik Sigortası) bu zararı karşılamak zorundadır. Bir diğer önemli kriter ise zamanaşımı süresidir. Kazanın üzerinden 2 yıl geçmeden başvurunuzu yapmanız gerekir.
Değer kaybı hesaplanırken aracın yaşına bakılmaz demek yanlış olur; ancak "yaşlı araç tazminat alamaz" algısı artık hukuken geçerli değildir. Aracın daha önce aynı bölgeden hasar almamış olması kritik bir detaydır. Örneğin, ön tamponunuz daha önce değiştiyse, ikinci bir kazada aynı parçadan dolayı değer kaybı talep edemezsiniz. Bu süreçte uzman bir hukukçu ile çalışmak, kilometresi yüksek araçlarda bile adil bir tazminat almanızı sağlar.
Yüzde 100 Kusurlu Olmadığınız Kazalarda Gizli Haklarınız
Trafik kazası sonrası çoğu sürücü sadece aracının tamir edilmesine odaklanır. Oysa tamir süreci, buzdağının sadece görünen kısmıdır. Hukuken, "zararın tazmini" ilkesi gereği, mal varlığınızda oluşan her türlü azalma karşılanmalıdır. %100 kusurlu olmadığınız her senaryoda, karşı taraftan talep edebileceğiniz ek haklarınız mevcuttur.
Bunların başında "ikame araç bedeli" gelir. Aracınız serviste kaldığı süre boyunca ulaşım için yaptığınız harcamaları talep edebilirsiniz. Eğer ticari bir araç kullanıyorsanız, "kazanç kaybı" adı altında çalışamadığınız günlerin bedelini almanız mümkündür. Birçok sürücü bu haklarını bilmediği için sigorta şirketleri sadece parça değişim bedelini ödeyip dosyayı kapatır.
Kusur dağılımı %50-%50 olduğunda bile, zararınızın yarısını karşı tarafın sigortasından alma hakkınız saklıdır. Bu hakların takibi için kaza tespit tutanağının doğru doldurulması hayati önem taşır. Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu olarak, kaza anından tazminat tahsilatına kadar tüm aşamalarda müvekkillerimizin hak kaybına uğramasını engelliyoruz. Unutmayın, sigorta şirketleri kar amacı güden kuruluşlardır ve haklarınızı size kendiliğinden hatırlatmazlar.
Hasar Kaydı ile Değer Kaybı Arasındaki Kritik Farklar
Toplumda en çok karıştırılan iki kavram hasar kaydı (TRAMER) ve değer kaybıdır. Hasar kaydı, aracın tamiri için harcanan işçilik ve parça bedelini gösterir. Değer kaybı ise, bu tamir sonrası aracın ikinci el satış fiyatındaki düşüştür. Yani bir araç 50.000 TL'ye tamir edilmiş olabilir; ancak bu kaza sebebiyle aracın satış fiyatı 150.000 TL düşmüş olabilir.
Sigorta şirketleri genellikle sadece hasar kaydı tutarındaki ödemeyi servise yapar. Aradaki o 100.000 TL'lik "ekonomik değer kaybı" ise sizin cebinizden çıkan gizli bir maliyettir. Aracınızın "boyasız" veya "hatasız" statüsünü kaybetmesi, ciddi bir finansal zarardır. Bu zararın tespiti için sadece yetkili servis faturaları yeterli olmaz. Bağımsız ekspertiz raporları ve güncel piyasa analizleri gereklidir.
Hukuki süreçte biz, aracın marka, model, donanım seviyesi ve hatta rengini bile göz önünde bulundurarak profesyonel bir hesaplama yapıyoruz. Hasar kaydı bir masraf kalemidir, değer kaybı ise bir tazminat hakkıdır. Bu ayrımı doğru yapmak, alacağınız tazminat miktarını doğrudan etkiler. Aracınızı satarken alıcının yapacağı pazarlık payını, kaza anında sigortadan tahsil etmek en doğal hakkınızdır.
Kazadan Sonra Aracınızın Eksilen Değerini Geri Kazanın
Kazadan Sonra Aracınızın Eksilen Değerini Geri Kazanın – Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu
Kazadan Sonra Aracınızın Eksilen Değerini Geri Kazanın; Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu olarak, onarım sonrası oluşan piyasa kaybınızı uzman kadromuzla geri alıyoruz.
Trafik kazası sonrası aracınız yetkili servislerde en iyi şekilde onarılmış olsa dahi, tramer kayıtlarına işlenen hasar verileri aracınızın ikinci el satış değerini kalıcı olarak düşürmektedir. Birçok araç sahibi, kusursuz oldukları kazalarda oluşan bu maddi farkın tazmin edilebilir bir hak olduğunun farkında değildir. Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu, teknik ekspertiz raporlarını hukuki süreçlerle birleştirerek, sigorta şirketlerinden almanız gereken gerçek tazminat miktarını titizlikle hesaplamaktadır.
Hukuki süreçte zaman aşımı ve başvuru usulleri kritik önem taşır. Kazanın üzerinden iki yıl geçmemiş olması ve kusur oranınızın %100 olmaması gibi şartlar dahilinde, profesyonel vekil desteği almak sürecin hızlanmasını sağlar. Büromuz, değer kaybı tazminatı takibinde yalnızca mevcut hasarı değil, aracın kilometresi, marka-model segmenti ve pazar dinamiklerini de gözeterek hak kaybına uğramamanız için tüm yasal yolları etkin bir şekilde yönetmektedir.
Kilometre Sınırı Olmadan Araç Değer Kaybı Almanın Şartları
Eskiden araç değer kaybı başvurusu yapabilmek için 165.000 kilometre sınırı bulunuyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla bu durum değişti. Artık yüksek kilometreli araçlar da değer kaybı tazminatı alabilmektedir. Önemli olan, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç bedelidir.
Başvuru için ilk şart, kazada tamamen kusurlu olmamanızdır. Eğer %100 kusurluysanız, kendi sigortanızdan bu tazminatı talep edemezsiniz. Ancak %0 veya %50 kusur oranına sahipseniz, karşı tarafın Zorunlu Mali Sorumululuk Sigortası (Trafik Sigortası) bu zararı karşılamak zorundadır. Bir diğer önemli kriter ise zamanaşımı süresidir. Kazanın üzerinden 2 yıl geçmeden başvurunuzu yapmanız gerekir.
Değer kaybı hesaplanırken aracın yaşına bakılmaz demek yanlış olur; ancak “yaşlı araç tazminat alamaz” algısı artık hukuken geçerli değildir. Aracın daha önce aynı bölgeden hasar almamış olması kritik bir detaydır. Örneğin, ön tamponunuz daha önce değiştiyse, ikinci bir kazada aynı parçadan dolayı değer kaybı talep edemezsiniz. Bu süreçte uzman bir hukukçu ile çalışmak, kilometresi yüksek araçlarda bile adil bir tazminat almanızı sağlar.
Yüzde 100 Kusurlu Olmadığınız Kazalarda Gizli Haklarınız
Trafik kazası sonrası çoğu sürücü sadece aracının tamir edilmesine odaklanır. Oysa tamir süreci, buzdağının sadece görünen kısmıdır. Hukuken, “zararın tazmini” ilkesi gereği, mal varlığınızda oluşan her türlü azalma karşılanmalıdır. %100 kusurlu olmadığınız her senaryoda, karşı taraftan talep edebileceğiniz ek haklarınız mevcuttur.
Bunların başında “ikame araç bedeli” gelir. Aracınız serviste kaldığı süre boyunca ulaşım için yaptığınız harcamaları talep edebilirsiniz. Eğer ticari bir araç kullanıyorsanız, “kazanç kaybı” adı altında çalışamadığınız günlerin bedelini almanız mümkündür. Birçok sürücü bu haklarını bilmediği için sigorta şirketleri sadece parça değişim bedelini ödeyip dosyayı kapatır.
Kusur dağılımı %50-%50 olduğunda bile, zararınızın yarısını karşı tarafın sigortasından alma hakkınız saklıdır. Bu hakların takibi için kaza tespit tutanağının doğru doldurulması hayati önem taşır. Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu olarak, kaza anından tazminat tahsilatına kadar tüm aşamalarda müvekkillerimizin hak kaybına uğramasını engelliyoruz. Unutmayın, sigorta şirketleri kar amacı güden kuruluşlardır ve haklarınızı size kendiliğinden hatırlatmazlar.
Hasar Kaydı ile Değer Kaybı Arasındaki Kritik Farklar
Toplumda en çok karıştırılan iki kavram hasar kaydı (TRAMER) ve değer kaybıdır. Hasar kaydı, aracın tamiri için harcanan işçilik ve parça bedelini gösterir. Değer kaybı ise, bu tamir sonrası aracın ikinci el satış fiyatındaki düşüştür. Yani bir araç 50.000 TL’ye tamir edilmiş olabilir; ancak bu kaza sebebiyle aracın satış fiyatı 150.000 TL düşmüş olabilir.
Sigorta şirketleri genellikle sadece hasar kaydı tutarındaki ödemeyi servise yapar. Aradaki o 100.000 TL’lik “ekonomik değer kaybı” ise sizin cebinizden çıkan gizli bir maliyettir. Aracınızın “boyasız” veya “hatasız” statüsünü kaybetmesi, ciddi bir finansal zarardır. Bu zararın tespiti için sadece yetkili servis faturaları yeterli olmaz. Bağımsız ekspertiz raporları ve güncel piyasa analizleri gereklidir.
Hukuki süreçte biz, aracın marka, model, donanım seviyesi ve hatta rengini bile göz önünde bulundurarak profesyonel bir hesaplama yapıyoruz. Hasar kaydı bir masraf kalemidir, değer kaybı ise bir tazminat hakkıdır. Bu ayrımı doğru yapmak, alacağınız tazminat miktarını doğrudan etkiler. Aracınızı satarken alıcının yapacağı pazarlık payını, kaza anında sigortadan tahsil etmek en doğal hakkınızdır.
Tahkim Komisyonu Yoluyla Hızlı Tazminat Alma Süreci
Araç değer kaybı davaları normal mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemeleri) yıllarca sürebilir. Ancak “Sigorta Tahkim Komisyonu” adında çok daha hızlı işleyen bir mekanizma bulunmaktadır. Bu sistem, sigorta şirketleri ile vatandaşlar arasındaki uyuşmazlıkları çözmek için kurulmuştur. Tahkim yoluyla başvurular genellikle 4 ila 8 ay içerisinde sonuçlanır.
Tahkim süreci, sigorta şirketine yazılı bir başvuru ile başlar. Şirket 15 gün içinde cevap vermezse veya talebi reddederse, dosya komisyona taşınır. Burada uzman hakemler dosyanızı inceler. Bu sürecin en büyük avantajı, mahkeme masraflarının daha düşük olması ve kararın kesinliğidir. Verilen kararlar, mahkeme ilamı niteliğindedir ve doğrudan icraya konulabilir.
Ancak tahkim başvurusu teknik bir süreçtir. Eksik bir belge veya yanlış hesaplanmış bir tazminat tutarı, başvurunuzun reddedilmesine neden olabilir. Profesyonel bir hukuk bürosu desteği almak, sürecin hızlanmasını sağlar. Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu, tahkim süreçlerinde kazandığı deneyimle, müvekkillerinin hakkı olan bedeli en kısa sürede banka hesaplarına geçmesi için çalışır.
Sizin de aracınız bir kazaya karıştıysa ve maddi kaybınızın olduğunu düşünüyorsanız; ücretsiz ön inceleme ve profesyonel süreç yönetimi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.