Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu – Aile Hukuku ve Boşanma: Sebepler, Süreç, Nafaka, Velayet, Mal Rejimi, Koruyucu Tedbirler ve Uygulamada Strateji

1) Aile hukukunun kapsamı ve boşanmanın çok katmanlı niteliği

Aile hukuku; evlenmenin kuruluşu ve sona ermesi, eşlerin kişisel ve ekonomik ilişkileri, çocukların korunması, soybağı, velayet, nafaka, mal rejimi, aile konutu ve aile içi şiddete karşı koruyucu mekanizmalar gibi geniş bir alanı düzenler. Boşanma, bu alanın en görünür başlığıdır; fakat tek başına “evlilik bitti” kararından ibaret değildir. Boşanma dosyasında aynı anda şu sorular cevaplanır:

  • Evlilik birliği gerçekten sürdürülemez hale gelmiş midir?
  • Kusur kimdedir, kusurun ağırlığı nedir?
  • Çocuğun üstün yararı hangi düzenlemeyle korunacaktır?
  • Dava sürecinde ve boşanma sonrası ekonomik denge nasıl sağlanacaktır?
  • Malvarlığının paylaşımı hangi rejime göre yapılacak, hangi mallar edinilmiş mal, hangileri kişisel maldır?
  • Şiddet, tehdit, baskı varsa güvenlik ve koruma nasıl sağlanacaktır?
  • Kararın kesinleşmesinden sonra nafaka ve kişisel ilişki gibi hükümler nasıl icra edilecektir?

Bu nedenle “aile ve boşanma” üzerine kapsamlı bir çalışma, sadece boşanma sebeplerini değil; dava stratejisini, tedbirleri, delil düzenini, çocuk odaklı yaklaşımı ve malvarlığı boyutunu da birlikte ele almalıdır.

2) Boşanma türleri: anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma

Boşanma davaları pratikte iki temel modele ayrılır: anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma. Aynı olay örgüsü, tarafların uzlaşma düzeyine göre bu iki modelden birine yönlenir.

2.1) Anlaşmalı boşanma (mutabakat temelli model)

Anlaşmalı boşanma, eşlerin hem boşanma iradesinde hem de boşanmanın tüm fer’î sonuçlarında (velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve diğer alacaklar) tam uzlaşmaya varmasıdır. Bu modelin iskeleti “protokol”dür. Protokol, mahkeme kararına dönüşecek bir yol haritasıdır; bu yüzden iki ölçüt çok önemlidir:

  • Kapsam: Tartışma çıkarabilecek başlıkları atlamamak.
  • İcra edilebilirlik: “Kim, neyi, ne zaman, nasıl yapacak?” sorusuna net cevap vermek.

Anlaşmalı boşanmanın en sık riski, protokolü “kısa tutma” eğilimidir. Kısa protokol, karar anında sorun çıkarmayabilir; ancak kesinleşmeden sonra mal rejimi, ziynet, ev eşyası, borçlar ve çocukla ilişkinin ayrıntıları yeniden dava konusu olabilir. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada hedef, hızlı karar kadar, sonradan yeni ihtilaf doğurmayacak bir düzen kurmaktır.

2.2) Çekişmeli boşanma (ispat ve değerlendirme temelli model)

Çekişmeli boşanma, tarafların boşanma sebebi veya fer’î sonuçlar üzerinde uzlaşamadığı durumlarda açılır. Burada mahkeme, olayları delillerle değerlendirir ve kusur, çocuk yararı ve ekonomik denge üzerinden hüküm kurar. Çekişmeli boşanma; tanık dinlenmesi, raporlar, kurum kayıtlarının celbi, bilirkişi incelemesi gibi aşamalar nedeniyle uzayabilir. Bu modelde dosyayı kazandıran şey “haklılık” kadar “doğru usul + doğru delil + doğru talep” üçlüsüdür.

3) Boşanma sebepleri: özel sebepler ve genel sebep

Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini iki başlıkta düzenler: özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebebi.

3.1) Özel boşanma sebepleri (tek tek düzenlenen sebepler)

Özel sebepler, kanunun belirli olguları doğrudan boşanma sebebi olarak tanımladığı hallerdir. Bu sebeplerin bir kısmı süre şartı ve dava hakkını düşüren zaman sınırlamaları içerir. Uygulamada bu ayrıntılar “hak kaybı” doğurabilecek kadar kritiktir.

3.1.1) Zina

Zina; eşlerden birinin evlilik devam ederken başka biriyle cinsel birliktelik kurmasıdır. Zina davasında pratikte önemli noktalar:

  • İspat, çoğu zaman doğrudan “görgü”yle değil, güçlü emarelerle kurulur (birlikte yaşam, sürekli otel konaklaması, açık biçimde birliktelik gösteren kayıtlar, hamilelik gibi).
  • Zina sebebiyle boşanma hakkı, “öğrenme” üzerine belirli bir süre içinde kullanılmalıdır; ayrıca olaydan itibaren daha uzun bir üst süre de vardır. Süre kaçırılırsa zina sebebine dayanma imkânı ortadan kalkabilir.
  • Zina, kusur değerlendirmesinde ağır kusur sayılabildiği için tazminat ve nafaka tartışmalarını etkileyebilir.

3.1.2) Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

Bu sebep üç davranış tipini kapsar:

  • Hayata kast (öldürmeye teşebbüs, ciddi şekilde cana yönelik eylem),
  • Pek kötü davranış (sistematik ağır şiddet, insan onurunu zedeleyen davranışlar),
  • Onur kırıcı davranış (ağır hakaret, aşağılayıcı eylemler, küçük düşürücü tutum).
    Bu sebepte de dava hakkını düşüren süreler gündeme gelebilir. Ayrıca şiddet iddiaları varsa, boşanma davasıyla birlikte koruyucu tedbirlerin aynı anda değerlendirilmesi gerekir.

3.1.3) Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme

Eşlerden birinin suç işlemesi veya haysiyetsiz hayat sürmesi, diğer eş için birlikte yaşamı çekilmez kılıyorsa boşanma sebebi olabilir. Burada iki kritik kriter vardır:

  • Salt “suç” işlenmiş olması değil, suçun aile düzenine etkisi ve birlikte yaşamı çekilmez kılması.
  • Haysiyetsiz hayat sürme iddiasında, davranışın sürekliliği ve sosyal çevrede oluşturduğu etki.

Bu sebepte ispat genellikle ceza dosyası evrakı, tanıklar ve olayın sürekliliğini gösteren kayıtlarla desteklenir.

3.1.4) Terk

Terk; eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk etmesi veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesidir. Terk davasının en belirgin özelliği, usule bağlı bir ihtar mekanizması içermesidir. Uygulamada şu hususlar belirleyicidir:

  • Terk belirli bir süre devam etmelidir.
  • Terk eden eşe usulüne uygun ihtar gönderilmesi ve geri dönmesi için süre verilmesi gerekir.
  • İhtarın şekli, tebliği ve ihtarda belirtilen hususlar ispat açısından önemlidir.
    Terk davalarında yapılan en yaygın hata, “evi terk etti” iddiasıyla ihtarsız doğrudan dava açmaktır. Bu durum, davanın reddi riskini artırır.

3.1.5) Akıl hastalığı

Akıl hastalığı, her hastalık halinde değil; evlilik birliğini diğer eş için çekilmez kılan ve iyileşme ihtimali bulunmayan (veya uzun süreli) hallerde boşanma sebebi olabilir. Uygulamada:

  • Resmî sağlık kurulu raporu,
  • Hastalığın sürekliliği ve evlilik yaşamına etkisi,
  • Bakım yükünün niteliği
    gibi unsurlar belirleyicidir.

3.2) Genel boşanma sebebi: evlilik birliğinin temelinden sarsılması

Uygulamada en sık başvurulan sebep, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Bu sebebin avantajı, olay çeşitliliğine uyum sağlaması; riski ise “geniş ama ispatı dağınık” bir dosyaya dönüşebilmesidir. Bu başlık altında sık görülen olgular:

  • Sürekli tartışma, hakaret, küçümseme, aşağılama
  • Güven sarsıcı davranışlar (sadakat yükümlülüğüne aykırı ilişkiler, yalanlar, gizli hayat)
  • Fiziksel şiddet, tehdit, baskı ve korku iklimi
  • Ekonomik şiddet (geliri saklama, aşırı borçlandırma, harçlıkla kontrol, çalışmayı engelleme)
  • Aile müdahalesi, sistematik baskı, eşler arası sınırların yok sayılması
  • Cinsel yaşamın tamamen kesilmesi veya zorlayıcı davranışlar (somut olaya göre)
  • İhmal, ilgisizlik, ev içi sorumlulukların bilinçli terk edilmesi
  • Bağımlılık (alkol/uyuşturucu) ve bunun aile düzenine ağır etkisi

Mahkeme bu sebepte, ortak hayatın yeniden kurulmasının beklenip beklenemeyeceğine bakar. Dosyanın güçlü olması için olaylar kronolojik, somut ve delille destekli anlatılmalıdır.

3.3) Fiilî ayrılık sonrası boşanma (davanın reddi + ortak hayatın kurulamaması)

Uygulamada önemli bir başka mekanizma da, boşanma davasının reddinden sonra uzun süre ortak hayatın yeniden kurulamaması halidir. Bu durumda kusur tartışması geri planda kalabilir; amaç fiilî ayrılığı hukuken de sonlandırmaktır. Bu yol, özellikle uzun süre ayrı yaşayan taraflarda ve ispat zorluğu olan dosyalarda gündeme gelir.

3.4) Ayrılık kararı (boşanma yerine süreli ayrılık)

Bazı dosyalarda mahkeme, boşanma yerine ayrılık kararı verebilir. Ayrılık, evlilik birliğinin hemen sona erdirilmesi yerine, belirli bir süre için tarafların ayrı yaşamasına imkân tanır. Uygulamada bu karar nadirdir; fakat özellikle “tam kopuş değil, yeniden deneme ihtimali” olan dosyalarda karşımıza çıkabilir.

4) Dava açmadan önce hazırlık: dosyanın omurgasını kurmak

Çekişmeli boşanma dosyası, büyük ölçüde hazırlık kalitesiyle kazanılır. Hazırlıkta şu adımlar kritik önemdedir:

4.1) Olay kronolojisi (tarih-tarih)

Mahkemenin en çok ihtiyaç duyduğu şey, olayların “ne zaman, nerede, nasıl” gerçekleştiğini görebilmektir. Kronoloji hazırlanırken:

  • Her olay için tarih aralığı,
  • Olayın gerçekleştiği yer,
  • Olayın tanığı veya belgesi,
  • Olayın evlilik birliğine etkisi
    netleştirilmelidir.

4.2) Delil matrisi (her olaya karşılık delil)

Her iddia, bir delille ilişkilendirilmelidir. Örnek:

  • “Şiddet uyguladı” → darp raporu + kolluk tutanağı + tanık
  • “Geliri gizliyor” → banka kayıt celbi + SGK dökümü + şirket kayıtları + bilirkişi
  • “Çocukla ilgilenmiyor” → okul yazısı + öğretmen tanığı + sosyal inceleme raporu
  • “Aşağılama/hakaret” → mesaj kayıtları + tanık

4.3) Hedef belirleme: boşanma dışında hangi sonuçları istiyoruz?

Boşanma davası, fer’î sonuçlar üzerinden “gerçek hayat”ı düzenler. Bu yüzden dosya hedefleri baştan belirlenmelidir:

  • Geçici ve kesin velayet
  • Kişisel ilişki düzeni
  • Tedbir, iştirak, yoksulluk nafakası
  • Maddi-manevi tazminat
  • Aile konutu ve koruma
  • Çocuğun eğitim/sağlık giderleri
  • Mal rejimi tasfiyesi stratejisi
  • Ziynet/ev eşyası/alacak stratejisi

5) Görevli ve yetkili mahkeme, usul ve yargılama aşamaları

5.1) Görev

Boşanma ve aile ilişkilerinden doğan pek çok dava Aile Mahkemesinde görülür. Aile Mahkemesi olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.

5.2) Yetki

Boşanma davalarında yetki, çoğunlukla eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin son belirli süre birlikte oturdukları yer üzerinden belirlenir. Yetki yanlış seçilirse, davanın uzaması ve usul sorunları doğabilir.

5.3) Yargılama aşamaları (çekişmeli dosya)

  1. Dava dilekçesi – cevap dilekçesi (iddia ve savunma çerçevesi)
  2. Ön inceleme (çekişme konuları, delil toplanması planı)
  3. Tahkikat (tanıklar, raporlar, bilirkişi, keşif, kurum yazışmaları)
  4. Sözlü yargılama – hüküm
  5. Kanun yolları (istinaf/temyiz) – kesinleşme
  6. Kesinleşme sonrası icra ve uygulama (nafaka, kişisel ilişki, tazminat vb.)

Anlaşmalı boşanmada ise genellikle tek celsede karar verilebilir; ancak protokolün kapsamı yetersizse “hızlı karar” sonrasında yeni davalar kaçınılmaz olur.

6) Dava dilekçesi ve talep yönetimi: fer’î sonuçları eksiksiz kurmak

Boşanma davasında sadece “boşanma” istemek pratikte yeterli değildir. Aşağıdaki talepler, somut olaya göre açıkça yazılmalıdır:

6.1) Geçici tedbir talepleri

  • Tedbir nafakası (eş ve çocuk)
  • Geçici velayet
  • Geçici kişisel ilişki
  • Aile konutunun tahsisi / konuttan uzaklaştırma ihtiyacı
  • Çocukla ilgili acil eğitim/sağlık giderlerinin karşılanması

6.2) Kesin talepler

  • Boşanma
  • Velayet
  • Kişisel ilişki
  • İştirak nafakası
  • Yoksulluk nafakası
  • Maddi tazminat
  • Manevi tazminat
  • Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti

6.3) Mal rejimi, ziynet ve alacaklar

Mal rejimi tasfiyesi çoğu zaman ayrı davada yürür. Ancak boşanma dosyasında da:

  • Malvarlığı tespiti için delil celbi hazırlığı,
  • Aile konutu, tedbir, devir riskine karşı koruma,
  • Ziynet ve ev eşyası uyuşmazlığının hangi yolla çözüleceğine dair strateji
    başından kurulmalıdır.

7) Deliller ve ispat: tanık, kayıt, rapor, bilirkişi ve hukuka uygun delil sınırı

7.1) Tanık delili

Tanık, boşanma dosyalarının bel kemiğidir. Ancak “yakın akraba tanığı” tek başına dosyayı taşımaz; tanığın olayları bizzat görmesi/duyması ve anlatımın somut olması gerekir. En güçlü tanıklar:

  • Olayın gerçekleştiği çevreden bağımsız kişiler (komşu, öğretmen, iş arkadaşı),
  • Çocuğun rutinini bilen kişiler (bakıcı, okul çevresi),
  • Şiddet olayına müdahale eden/sonucunu gören kişiler.

Tanık listesi hazırlanırken her tanığın hangi olayı ispat edeceği netleştirilmelidir.

7.2) Yazışmalar, sosyal medya ve dijital kayıtlar

Mesajlaşmalar ve dijital kayıtlar, özellikle hakaret, tehdit, itiraf, ekonomik kontrol ve sadakat ihlali iddialarında etkilidir. Ancak burada iki sınır vardır:

  • Kayıtların güvenilirliği ve bütünlüğü,
  • Hukuka aykırı elde edilip edilmediği.
    Bu nedenle dijital deliller “dosyada işe yarasın” diye değil, ispat gücü ve hukuki risk dengesi gözetilerek kullanılmalıdır.

7.3) Sağlık kayıtları, darp raporu, kolluk tutanağı

Şiddet iddialarında darp raporu, acil servis kayıtları, kolluk tutanağı ve varsa koruma kararı, delilin ağırlığını artırır. Bunlar, kusur değerlendirmesi yanında, geçici velayet ve kişisel ilişki düzenini de doğrudan etkileyebilir.

7.4) Kurum kayıtları ve malvarlığı delilleri

Gelir gizleme ve ekonomik güç tartışmalarında:

  • SGK hizmet dökümü,
  • Maaş bordrosu,
  • Banka hareketleri,
  • Tapu ve araç kayıtları,
  • Şirket kayıtları,
  • Kira sözleşmeleri,
    gibi deliller önemlidir. Çoğu zaman bu deliller, mahkeme aracılığıyla ilgili kurumlardan celp edilir.

7.5) Sosyal inceleme raporu ve uzman görüşleri

Çocukla ilgili kararlarda sosyal inceleme raporu, pedagog/psikolog değerlendirmesi ve gerektiğinde uzman raporları belirleyici olabilir. Bu raporlar, çocuğun yaşam düzeni, ebeveynlik kapasitesi, iletişim biçimi ve risk faktörleri hakkında mahkemeye objektif veri sağlar.

7.6) Hukuka aykırı delil riski: pratik uyarı

Boşanma davalarında taraflar bazen delil elde etmek için sınırı aşabilir. İzinsiz hesap erişimi, şifre kırma, özel alana gizli kamera yerleştirme, karşı tarafın rızası dışında kapsamlı takip gibi yöntemler hem ceza riski hem de delilin reddi riski doğurabilir. Delil stratejisi, “kazanmak” kadar “hukuki güvenlik” de gözetilerek kurulmalıdır.

8) Kusur ve kusurun sonuçları: tazminat, nafaka ve fer’î değerlendirmeler

Kusur, boşanmanın sonucu kadar boşanmanın ekonomik sonuçlarını da etkiler.

8.1) Maddi tazminat

Maddi tazminat; boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen eşin, kusurlu veya daha ağır kusurlu eşten talep ettiği tazminattır. Burada:

  • Evliliğin süresi,
  • Tarafların ekonomik ve sosyal durumu,
  • Evlilikte kurulan yaşam standardı,
  • Kusurun ağırlığı
    değerlendirilir.

8.2) Manevi tazminat

Manevi tazminat; kişilik haklarına saldırı niteliğinde davranışlar nedeniyle duyulan elem ve ızdırabın giderilmesi için talep edilir. Şiddet, ağır hakaret, aşağılayıcı tutum, iftira, onur kırıcı eylemler bu talebi güçlendirebilir.

8.3) Kusurun çocukla ilgili kararlara etkisi

Velayet kararında belirleyici olan kusur değil, çocuğun üstün yararıdır. Ancak şiddet, bağımlılık, ihmal gibi olaylar “ebeveynlik kapasitesi” değerlendirmesine doğrudan yansır. Bu nedenle kusur tartışması, çocuğun güvenliği ve düzeniyle bağlantılıysa velayet ve kişisel ilişki alanında güçlü etkiler doğurur.

9) Nafaka türleri: tedbir, iştirak, yoksulluk nafakası ve değişiklik davaları

Nafaka, boşanma dosyalarında hem teknik hem de psikolojik açıdan en çetin başlıklardandır.

9.1) Tedbir nafakası

Tedbir nafakası, dava devam ederken tarafların ve çocukların geçimini sağlamak için geçici olarak bağlanır. Mahkeme bu nafakayı belirlerken:

  • Tarafların gelir imkânları (resmî kayıt ve yaşam standardı),
  • Çocuğun mevcut giderleri,
  • Konut gideri ve zorunlu masraflar
    gibi unsurları birlikte değerlendirir.

9.2) İştirak nafakası

İştirak nafakası, boşanma sonrası çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımı sağlar. Hesaplamada:

  • Çocuğun yaşı, eğitim seviyesi, okul masrafları,
  • Sağlık giderleri,
  • Yaşanılan şehirdeki yaşam maliyeti,
  • Velayet sahibinin katkısı,
  • Nafaka yükümlüsünün ekonomik gücü
    birlikte dikkate alınır.

9.3) Yoksulluk nafakası

Yoksulluk nafakası, boşanma ile yoksulluğa düşecek eş için bağlanır. Burada “yoksulluk”, sadece açlık sınırı değil; evlilik süresince oluşan yaşam standardının boşanma sonrası tamamen çökmesini engelleme amacını da içerir. Değerlendirme yapılırken:

  • Talep edenin gelir ve çalışma imkânı,
  • Eğitim, meslek, yaş ve sağlık,
  • Evlilik süresi ve evlilik içinde üstlenilen roller (ör. çocuk bakımı nedeniyle iş hayatından uzak kalma),
  • Tarafların ekonomik gücü
    incelenir.

9.4) Nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması

Koşullar değişirse nafaka yeniden düzenlenebilir. Örnek:

  • Nafaka yükümlüsünün gelir kaybı veya ciddi artışı,
  • Nafaka alanın işe başlaması veya önemli gelir elde etmesi,
  • Çocuğun okul/sağlık giderlerinin değişmesi,
  • Yeniden evlenme gibi durumlar (somut olaya göre)
    nafakanın değişiklik davasına konu olmasına yol açabilir.

10) Çocukla ilgili sonuçlar: velayet, kişisel ilişki, çocuğun üstün yararı ve icra uygulaması

10.1) Velayet kararı nasıl verilir?

Velayet belirlenirken mahkemenin odak noktası, çocuğun üstün yararıdır. Değerlendirme başlıkları:

  • Çocuğun yaşı ve özel ihtiyaçları,
  • Çocuğun rutin düzeni (okul, kurs, sosyal çevre),
  • Ebeveynin zaman ayırabilmesi ve bakım kapasitesi,
  • Ebeveynin psikolojik ve sosyal istikrarı,
  • Şiddet/ihmal/istismar riskleri,
  • Çocuğun beyanı (yaş ve olgunluk düzeyine göre),
  • Kardeşlerin birlikte kalmasının önemi (somut olayda)
    gibi unsurlardır.

10.2) Kişisel ilişki (görüş) düzeni

Kişisel ilişki; hem ebeveynin hakkı hem de çocuğun ebeveyniyle ilişki kurma ihtiyacıdır. Düzenleme yapılırken:

  • Teslim saatleri ve yerleri,
  • Bayram, yaz tatili, sömestr, özel günler,
  • Uzak mesafe varsa ulaşım ve masraf paylaşımı,
  • Yüksek çatışma varsa üçüncü kişi aracılığı veya gözetimli görüş
    gibi detaylar netleştirilmelidir. Belirsiz ve kısa düzenlemeler, icrada sürekli problem yaratır.

10.3) Velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi

Boşanma kesinleştikten sonra:

  • Ebeveynin çocuğu ihmal etmesi,
  • Şiddet riski ortaya çıkması,
  • Çocuğun eğitim düzeninin bozulması,
  • Taşınma, yeni evlilik, yaşam koşullarında ciddi değişim,
    gibi sebeplerle velayet değişikliği veya kişisel ilişki değişikliği gündeme gelebilir. Bu davalarda da yine temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

10.4) Kararların uygulanması (icra ve yaptırım)

Nafaka alacakları icra takibine konu olabilir. Kişisel ilişki kararlarının uygulanmasında ise pratikte en büyük sorun, tarafların çatışması ve çocuğun psikolojisidir. Uygulama, çocuğu yıpratmayacak şekilde yürütülmelidir; bu yüzden karar metninin ayrıntılı ve uygulanabilir olması baştan önem taşır.

11) Aile konutu, konutta oturma, barınma ve koruma mekanizmaları

11.1) Aile konutu kavramı ve koruma

Aile konutu, ailenin fiilen yaşadığı barınma merkezidir. Aile konutu üzerinde:

  • Eşlerin tasarruf serbestisi sınırlanabilir,
  • Boşanma sürecinde konutun kime tahsis edileceği tedbiren düzenlenebilir,
  • Çocuğun düzeni ve güvenliği nedeniyle konutun kullanımına ilişkin kararlar verilebilir.
    Somut olayda konutun mülkiyeti, kira sözleşmesi, çocukların düzeni ve tarafların ekonomik gücü birlikte değerlendirilir.

11.2) Konuttan uzaklaştırma, iletişim yasağı ve güvenlik

Şiddet, tehdit veya ağır baskı varsa, konuttan uzaklaştırma ve iletişim yasağı gibi koruyucu önlemler hayati önem taşır. Bu tür tedbirler; boşanma davasından bağımsız olarak da gündeme gelebilir ve çocuğun korunması açısından da değerlidir.

12) Mal rejimi ve boşanmada mal paylaşımı: “yarı yarıya” yanılgısını dağıtmak

Mal paylaşımı, boşanmanın en teknik alanıdır. En sık yanlış anlaşılma, “evlilikte alınan her şey otomatik yarı yarıya bölünür” varsayımıdır. Oysa mal rejimi; edinilmiş mal–kişisel mal ayrımı, borçlar, katkılar ve değerleme tarihleriyle birlikte çalışır.

12.1) Yasal mal rejimi: edinilmiş mallara katılma

Eşler mal rejimi sözleşmesi yapmadıysa, kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimde:

  • Evlilik süresince emek karşılığı edinilen değerler “edinilmiş mal” kabul edilir.
  • Miras ve bağış yoluyla gelen değerler “kişisel mal” kabul edilir.
  • Boşanma ile rejim sona erdiğinde, edinilmiş malların artık değeri üzerinden katılma alacağı hesaplanır.

12.2) Edinilmiş mal örnekleri

  • Maaş ve çalışma gelirleri
  • Çalışma karşılığı ikramiye/prim
  • Sosyal güvenlik/çalışma tazminatları (niteliğine göre)
  • Evlilik içinde alınan taşınmazlar, araçlar (finansman kaynağına göre)
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler (satılan aracın bedeliyle alınan yeni araç gibi)

12.3) Kişisel mal örnekleri

  • Evlilik öncesi sahip olunan taşınmaz/araç
  • Miras ve bağış yoluyla edinilen taşınmaz/para
  • Kişisel kullanım eşyaları
  • Manevi tazminat alacakları
  • Kişisel malın yerine geçen değerler

12.4) Katılma alacağı hesap mantığı

Rejim sona erdiğinde her eşin edinilmiş mal “artık değeri” bulunur (edinilmiş mal değeri – edinilmiş mala ilişkin borçlar). Diğer eş, bunun belirli bir oranı üzerinde alacak hakkı elde edebilir. Burada:

  • Malın tasfiye tarihindeki değeri,
  • Borçların niteliği,
  • Malın hangi gelirle edinildiği,
  • Gizlenen mal var mı,
  • Üçüncü kişilere devir var mı
    gibi sorular belirleyicidir.

12.5) Değer artış payı ve katkı iddiaları

Bir eşin kişisel malına diğer eşin katkısı varsa (para, emek, kredi ödemesi), “değer artış payı” veya katkı kaynaklı alacak iddiaları doğabilir. Örnekler:

  • Evlilik öncesi evin tadilatının evlilik geliriyle yapılması,
  • Kişisel mala ilişkin kredi taksitlerinin evlilik içinde ödenmesi,
  • Arsa üzerine ev yapılması ve ortak gelirle inşaat masrafı karşılanması.
    Bu iddialarda ispat; banka hareketleri, kredi dekontları, faturalar, tanıklar ve bilirkişi incelemesiyle kurulur.

12.6) Şirket hisseleri, kayıt dışı gelir ve mal kaçırma

Şirket ortaklığı olan dosyalarda:

  • Hisse değerinin tespiti,
  • Şirketten “kâr payı yerine gider yazma” yöntemleri,
  • Kaydi satışlarla mal kaçırma,
  • Yakın akrabalara devir
    gibi sorunlar ortaya çıkar. Bu dosyalar, genellikle bilirkişi ve kapsamlı kurum celbi gerektirir.

12.7) Mal rejimi davası boşanma davasından ayrı yürür

Pratikte mal rejiminin tasfiyesi, çoğu zaman boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava olarak yürür. Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımı yapılmış olsa bile, protokolün dili, devir işlemlerinin şekli ve icra edilebilirlik ayrıntıları önemlidir.

13) Ziynet eşyası, düğün takıları, ev eşyası ve alacaklar

13.1) Ziynet uyuşmazlıklarının tipik senaryoları

Ziynet davalarında temel tartışma:

  • Ziynet kimde kaldı?
  • Rıza ile mi verildi?
  • Bozdurulduysa kim bozdurdu, hangi amaçla harcandı?
  • Aile ihtiyaçları için kullanıldıysa buna dair açık rıza var mı?
    Delil olarak düğün görüntüleri, fotoğraflar, tanık, banka hareketleri, kuyumcu kayıtları, düğün listeleri gibi unsurlar kullanılabilir.

13.2) Ev eşyası ve kişisel eşyalar

Ev eşyasının paylaşımı çoğu zaman pratik anlaşmayla çözülse de, çekişmeli dosyalarda tespit, teslim, iade talepleri gündeme gelir. Kişisel eşyalar bakımından kime ait olduğu, fatura, garanti belgesi, tanık ve fiilî kullanım üzerinden değerlendirilir.

14) Aile içi şiddet ve koruyucu tedbirler: boşanma dosyasında “güvenlik” başlığı

Şiddet; fiziksel olduğu kadar psikolojik, cinsel ve ekonomik biçimlerde de ortaya çıkabilir. Bu dosyalarda amaç yalnız boşanma değil, güvenliği tesis etmektir. Uygulamada:

  • Darp raporu ve kayıtların hızlı alınması,
  • Kolluğa başvuru ve tutanak,
  • Uzaklaştırma ve iletişim yasağı,
  • Konutun tahsisi,
  • Çocuğun güvenliği için geçici düzen
    gibi adımlar, davanın seyrini belirler.

15) Boşanma sonrası hukuki sonuçlar: soyadı, mirasçılık, yeniden evlenme, borçlar

Boşanmanın kesinleşmesiyle:

  • Eşler birbirinin yasal mirasçısı olmaktan çıkar.
  • Soyadı kullanımı ve nüfus kaydı sonuçları gündeme gelir.
  • Nafaka, tazminat ve kişisel ilişki hükümleri icra edilebilir hale gelir.
  • Evlilik içinde doğan bazı borç ilişkileri, mal rejimi tasfiyesiyle birlikte ayrıca değerlendirilir.

16) Uygulamada sık yapılan hatalar ve doğru yaklaşım

16.1) Dağınık anlatım ve soyut iddia

Mahkeme soyut “çok kötüydü” cümlesiyle karar vermez. Somut olay + tarih + delil gerekir.

16.2) Talepleri eksik kurmak

Tedbir nafakası, velayet, kişisel ilişki, tazminat, nafaka türleri, giderler açık talep edilmezse hak kaybı doğabilir.

16.3) Delili sonradan düşünmek

Boşanma dosyasında delil, sonradan eklenen bir “süs” değildir; omurgadır. Kurum celbi ve tanık listesi baştan planlanmalıdır.

16.4) Mal rejimi ve ziynet başlıklarını boşanma bitince hatırlamak

Boşanma kararı kesinleşince mal kaçırma daha kolay olabilir. Bu nedenle malvarlığı tespiti ve koruma stratejisi baştan kurulmalıdır.

16.5) Çocuk üzerinden çatışma yürütmek

Velayet ve kişisel ilişki, çocuğun üstün yararı merkezli yürütülmelidir. Çocuğu taraflar arası mücadele aracına dönüştürmek, raporlara ve mahkeme değerlendirmesine olumsuz yansır.

17) Kapsamlı uygulama kontrol listesi (konu atlamadan)

Aşağıdaki liste, aile ve boşanma dosyasını baştan sona sistemli yürütmek için pratik bir çerçeve sunar:

  • Taraf bilgileri, evlilik süresi, çocuklar, yerleşim yerleri
  • Boşanma sebebi seçimi (özel sebep mi, genel sebep mi?)
  • Olay kronolojisi (tarih-tarih) ve her olay için delil
  • Tedbir talepleri (nafaka, geçici velayet, konut, kişisel ilişki)
  • Gelir-gider analizi (maaş, kira, şirket, borçlar, yaşam standardı)
  • Çocuğun ihtiyaç haritası (okul, sağlık, rutin)
  • Malvarlığı haritası (tapu, araç, banka, şirket payı vb.)
  • Mal kaçırma/devir riski varsa koruma stratejisi
  • Ziynet ve ev eşyası durumu (kimde, delil)
  • Şiddet riski varsa koruyucu tedbir planı
  • Kesin talepler (velayet, nafaka türleri, tazminat, kişisel ilişki)
  • Kanun yolu stratejisi ve kesinleşme sonrası icra planı

 

Aile ve boşanma hukuku; duygusal yükü yüksek, fakat hukuki tekniği de ağır bir alandır. Başarılı bir sonuç için; doğru sebep seçimi, eksiksiz talep kurulumu, hukuka uygun delil planı, çocuğun üstün yararını merkeze alan yaklaşım ve mal rejimi/ziynet gibi “boşanmanın dışındaki” görünen ama aslında boşanmanın en büyük sonuçlarını doğuran başlıkların baştan stratejiye dahil edilmesi gerekir.

19) Anlaşmalı boşanma protokolü: “madde madde” kapsamlı düzen nasıl kurulur?

Anlaşmalı boşanmada protokol, mahkemenin hükmüne esas olur. Bu nedenle protokolü sadece “boşanalım” metni gibi görmek büyük hatadır. Aşağıda, uygulamada ihtilaf doğuran başlıkları atlamadan, protokolün hangi maddeleri içermesi gerektiği sistematik biçimde gösterilmiştir.

19.1) Boşanma iradesi ve genel hükümler

  • Tarafların boşanma iradelerini serbestçe açıkladıkları,
  • Evliliğin en az bir yıl sürdüğü,
  • Protokolün boşanma kararının ayrılmaz parçası olduğu,
  • Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hangi tarafa yükleneceği,
  • Tarafların birbirlerinden başkaca talep ve alacaklarının bulunup bulunmadığı,
    açıkça yazılmalıdır.

19.2) Çocuk varsa: velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası ve masraflar

Protokolde çocukla ilgili maddeler, belirsiz bırakılırsa uygulamada en hızlı kriz çıkaran alan burası olur. Kapsamlı bir düzen için:

  • Velayetin kimde olacağı,
  • Diğer ebeveynle kişisel ilişki gün ve saatleri,
  • Bayramlar, yaz tatili, sömestr, özel günler (doğum günü, anneler/babalar günü),
  • Uzak mesafede görüşlerin nasıl yapılacağı (teslim yeri, ulaşım masrafı),
  • Çocuğun okul, servis, kurs, sağlık ve özel giderlerinin paylaşımı,
  • Pasaport/seyahat izinleri, yurt dışı çıkış süreçlerinde rıza ve prosedür,
    gibi başlıklar açıkça kaleme alınmalıdır.

Burada dikkat edilmesi gereken, düzenin “çocuğun rutinine” oturmasıdır. Örneğin her hafta sonu uzun saatler görüş düzeni, çocuğun okul ve sosyal hayatını aksatıyorsa, ileride düzenleme davası kaçınılmaz olur.

19.3) Yoksulluk nafakası: açık kabul veya açık feragat

Yoksulluk nafakası konusunda protokol iki şekilde düzenlenebilir:

  • Taraflardan birinin lehine belirli miktarda yoksulluk nafakası,
  • Nafaka talebinden açık ve net feragat.
    Belirsiz ifadeler (“ileride bakarız”, “şimdilik yok”) uygulamada sorun çıkarır. Çünkü anlaşmalı boşanmada fer’î sonuçlarda tam mutabakat aranır; belirsizlik, anlaşmalı boşanmanın reddine kadar gidebilir.

19.4) Maddi ve manevi tazminat: açık miktar ve ödeme planı

Tazminat kararlaştırılıyorsa:

  • Miktar,
  • Ödeme tarihi,
  • Taksit varsa taksit planı,
  • Ödeme yapılmazsa ne olacağı (icra edilebilirlik),
    açık yazılmalıdır. “Tazminat ödenecektir” gibi cümleler, icra aşamasında belirsizlik yaratır.

19.5) Mal paylaşımı ve borçlar: hangi mallar, hangi yöntemle devredilecek?

Protokolde mal paylaşımı düzenleniyorsa; sadece “mallar paylaşıldı” denmesi yeterli değildir. Uygulamada şu ayrıntılar şarttır:

  • Taşınmazların tapu bilgileri ve kime bırakıldığı,
  • Araçların plaka bilgileri ve kime bırakıldığı,
  • Banka mevduatı, yatırım hesapları, ortak hesapların kapatılması,
  • Kredi ve borçların hangi tarafça ödeneceği,
  • Devir işlemlerinin hangi tarihe kadar yapılacağı,
  • Tapu/harç/masraf yükünün kimde olacağı.
    Aksi halde protokol, fiilen uygulanamaz hale gelir.

19.6) Ziynet ve ev eşyası: açık liste, teslim zamanı, teslim yeri

Ziynet ve ev eşyası başlıklarında “teslim edildi/edilecektir” gibi genel ifadeler yerine:

  • Hangi ziynetlerin (gram/adet) kimde kalacağı,
  • Bozdurulduysa bedelin nasıl ödeneceği,
  • Ev eşyasının listesi veya en azından ana kalemlerin paylaşımı,
  • Teslim tarihi ve teslim yeri,
    yazılmalıdır.

19.7) Aile konutu ve barınma düzeni

Aile konutu kira ise:

  • Kira sözleşmesinin devri/sona erdirilmesi,
  • Depozito iadesi ve aboneliklerin kapatılması,
  • Konuttan hangi tarihte çıkılacağı,
    gibi maddeler tartışmayı bitirir.
    Aile konutu mülkiyet ise (eşlerden birinin üzerine kayıtlı ya da ortak):
  • Kimin hangi tarihe kadar konutta kalacağı,
  • Devir veya satış planı,
  • Çocuklar açısından barınma düzeni,
    belirlenmelidir.

19.8) İletişim, kişisel sınırlar ve uygulama maddeleri

Yüksek çatışmalı dosyalarda protokolde ayrıca:

  • Tarafların birbirini rahatsız etmeyecek iletişim yöntemi,
  • Çocuğun tesliminde üçüncü kişi/okul aracılığı,
  • Sosyal medya üzerinden ifşa/paylaşım yapmama,
  • Birbirini küçük düşürücü beyanlardan kaçınma,
    gibi maddeler pratikte çok işe yarar.

20) Çekişmeli boşanmada dava stratejisi: dava, cevap, karşı dava ve birleşen talepler

20.1) Dava ve cevap dilekçesi: çerçeveyi baştan doğru çizmek

Dava dilekçesi, iddiaların tamamını ve dayanak olayları sistemli kurmalıdır. Cevap dilekçesi ise:

  • İddialara tek tek yanıt,
  • Kusur isnadına karşı savunma,
  • Kendi olay anlatısı ve delil seti,
  • Gerekirse karşı talepler (nafaka, velayet, tazminat)
    içermelidir.

20.2) Karşı dava ne zaman gerekir?

Taraflardan biri boşanma talep etmişken diğer taraf “boşanmak istemiyorum” diyebilir; ancak fer’î sonuçlar bakımından kendi talepleri varsa (velayet, nafaka, tazminat) bunları ileri sürmek zorundadır. Kimi durumlarda karşı dava, kusur ve talepleri bağımsız temele oturtmak için daha sağlıklı bir yoldur.

20.3) Ön inceleme ve tahkikatın doğru yönetimi

Ön inceleme, dosyada “gerçek çekişme noktalarını” netleştirir. Bu aşamada:

  • Hangi olaylar çekişmeli,
  • Hangi deliller toplanacak,
  • Hangi kurumlara müzekkere yazılacak,
  • Sosyal inceleme raporu ihtiyacı var mı,
    planlanmalıdır.
    Tahkikatta ise tanık dinletme ve rapor süreçleri, gereksiz uzamayı önleyecek biçimde yönetilmelidir.

21) Özel boşanma sebeplerinde “süre ve usul” ayrıntıları: hak kaybını önleyen pratik notlar

Özel sebeplerde en büyük risk, süre ve usul şartlarının kaçırılmasıdır. Uygulamada özet prensipler:

  • Zina ile hayata kast/pek kötü/onur kırıcı davranış sebeplerinde, sebebin öğrenilmesinden itibaren kısa süre içinde dava açılması ve her hâlde olaydan itibaren daha uzun bir üst sürenin geçirilmemesi gerekir.
  • Terk sebebinde, terk süresi ve ihtar prosedürü doğru işletilmelidir; ihtarsız dava açılması çoğu zaman başarısız olur.
  • Akıl hastalığında resmî rapor ve hastalığın niteliği tartışmayı belirler.

Bu başlıkta “süre” sadece takvim hesabı değildir; aynı zamanda “öğrenme anı”nın ispatı meselesidir. Bu nedenle öğrenme tarihini destekleyen mesaj, tutanak, üçüncü kişi bildirimi gibi deliller kritik olabilir.

22) Nafaka ve tazminat kararlarının uygulanması: icra, yaptırım ve fiilî tahsilat

Boşanma kararından sonra en çok sorun, nafaka ve tazminatın fiilen ödenmemesidir.

  • Nafaka alacakları için icra takibi yapılabilir.
  • Nafaka borcunun ödenmemesi, uygulamada yaptırımlara konu olabilen bir durumdur; bu nedenle tahsilat stratejisi (takip türü, haciz, maaş haczi, banka haczi) baştan planlanmalıdır.
  • Tazminat ve birikmiş nafaka için ödeme planı veya teminat gibi yöntemler anlaşmalı dosyalarda düşünülmelidir.

23) Taşınma, şehir/ülke değişikliği ve çocuğun yerleşimi

Boşanma sonrası en kritik çatışmalardan biri “taşınma”dır. Velayet sahibi ebeveynin farklı şehre veya ülkeye taşınması:

  • Kişisel ilişki düzenini,
  • Çocuğun okul ve sosyal çevresini,
  • Ulaşım masraflarını
    köklü biçimde değiştirir.
    Bu nedenle taşınma ihtimali varsa; kişisel ilişki ve masraf paylaşımı protokolde veya mahkeme kararında olabildiğince netleştirilmelidir. Çekişmeli dosyada ise taşınma, çocuğun üstün yararı kriteriyle değerlendirilir ve gerekirse kişisel ilişki yeniden düzenlenir.

24) Boşanmada borçlar: krediler, kredi kartı, kefalet ve aile ekonomisi

Mal rejimi tasfiyesi tartışılırken borçlar çoğu zaman gözden kaçar. Oysa pratikte:

  • Evlilik içinde çekilmiş krediler,
  • Kredi kartı borçları,
  • Eşin üçüncü kişilere kefaleti,
  • İşletme borçları,
    tarafların ekonomik geleceğini belirler.
    Borçların hangi tarihte, hangi amaçla yapıldığı, aile ihtiyaçlarına mı yoksa kişisel harcamalara mı gittiği, ve hangi malvarlığıyla bağlantılı olduğu, dosyaya göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

25) Son söz: “çok detaylı dosya”, doğru yöntemle sadeleşir

Boşanma dosyaları duygusal olarak karmaşık görünür; fakat doğru yöntemle sadeleştirilir:

  • Olay kronolojisi,
  • Delil matrisi,
  • Tedbir planı,
  • Çocuk odaklı yaklaşım,
  • Malvarlığı ve borç haritası,
  • İcra ve uygulama planı.
    Bu altı başlık oturduğunda, en çekişmeli dosya bile yönetilebilir hale gelir.