Kağıthane Avukat
26 Ocak 2026Çalışma ve Oturma İzni Avukat Hizmeti
28 Ocak 2026
Aile Hukuku ve Boşanma Süreçlerinde Profesyonel Destek – Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu
Hayatın en zorlu dönemeçlerinden biri olan aile içi uyuşmazlıklarda, duygusal yükü hafifletmek ve geleceği güvence altına almak için aile hukuku ve boşanma süreçlerinde profesyonel destek almak, hak kaybına uğramamanın en temel şartıdır. Boşanma, sadece bir evliliğin sona ermesi değil; aynı zamanda velayet, mal paylaşımı ve nafaka gibi hayati sonuçları olan karmaşık bir yasal prosedürdür. Bu süreçte atılacak her adımın hukuki bir karşılığı olduğu unutulmamalı ve kararlar anlık duygularla değil, uzun vadeli hakkaniyet ilkeleriyle verilmelidir.
Özellikle çekişmeli boşanma davalarında, tarafların birbirlerine karşı ileri sürdüğü iddiaların ispatlanması ve delillerin hukuka uygun şekilde mahkemeye sunulması davanın seyrini belirler. Hukuka aykırı yollarla elde edilen verilerin delil niteliği taşımaması, hatta cezai sorumluluk doğurabilmesi, sürecin ne kadar hassas yönetilmesi gerektiğini kanıtlar niteliktedir. Uzman bir avukat rehberliğinde yürütülen süreç, hem çocukların psikolojik sağlığını koruyan velayet düzenlemelerinin yapılmasını sağlar hem de tarafların maddi geleceklerini teminat altına alan bir mal paylaşımı stratejisi oluşturur.
Aile hukukuna dayalı davalar sadece kanun metinlerini bilmeyi değil, aynı zamanda yüksek bir empati yeteneği ve stratejik öngörüye sahip olmayı gerektirir. Anlaşmalı boşanma protokollerindeki en küçük bir eksiklik veya nafaka hesaplamalarındaki bir hata, yıllar boyu sürecek mağduriyetlere neden olabilir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Maddeler
Boşanma kararı alan çiftler için en hızlı ve psikolojik olarak en az yıpratıcı yol anlaşmalı boşanmadır. Ancak bu sürecin hızlı sonuçlanması, hukuki detayların ihmal edilebileceği anlamına gelmez. Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu olarak, anlaşmalı boşanma protokolünü davanın en temel "anayasası" olarak tanımlıyoruz. Protokolde yer alan eksik veya hatalı bir madde, boşanma gerçekleştikten yıllar sonra bile taraflar arasında yeni hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir. Bu nedenle protokolün her kelimesi titizlikle seçilmelidir.
Anlaşmalı boşanma için tarafların en az bir yıldır evli olması şarttır. Taraflar; velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi tüm konularda tam bir mutabakata varmalıdır. Özellikle çocukların geleceğini ilgilendiren velayet maddesi, "çocuğun üstün yararı" ilkesine uygun olmalıdır. Görüşme günlerinin ve saatlerinin net bir şekilde yazılması, ileride yaşanacak iletişim kazalarını engeller. Nafaka miktarının belirlenmesinde ise sadece bugünkü rakamlar değil, gelecek yıllardaki artış oranları da (ÜFE/TÜFE gibi) protokole eklenmelidir. Bu sayede her yıl yeniden dava açma yükünden kurtulunur.
Mal paylaşımı konusu genellikle protokollerin en karmaşık kısmıdır. Hangi malın kimde kalacağı, tapu devirlerinin ne zaman ve nasıl yapılacağı açıkça belirtilmelidir. "Tarafların birbirlerinden mal rejimine dayalı alacağı yoktur" gibi genel ifadeler bazen hak kayıplarına neden olabilir. Maddi ve manevi tazminat miktarları da netleşmiş olmalıdır.
Boşanma Davalarında Hukuka Uygun Delil Toplama Yöntemleri ve İspat Yükümlülüğü
Anlaşmalı boşanmanın mümkün olmadığı durumlarda süreç çekişmeli boşanma davasına dönüşür. Çekişmeli davalarda mahkemenin en çok üzerinde durduğu konu "kusur" tespitidir. Türk Medeni Kanunu'na göre boşanmaya neden olan olaylarda hangi tarafın daha kusurlu olduğu, tazminat ve nafaka miktarını doğrudan etkiler. Bu süreçte iddiaların somut gerçeklerle desteklenmesi davanın gidişatını belirler.
Çekişmeli davalarda en çok kullanılan deliller; tanık beyanları, mesaj kayıtları, sosyal medya paylaşımları, banka dökümleri ve otel kayıtlarıdır. Ancak burada çok kritik bir hukuki sınır vardır: "Hukuka aykırı elde edilen deliller." Gizlice kaydedilen ses kayıtları veya casus yazılımlarla elde edilen veriler, mahkeme tarafından reddedilebilir ve hatta bu verileri sunan kişi için cezai sorumluluk doğurabilir. Uzman bir avukat, hangi delilin mahkemede kabul göreceğini ve hangisinin suç teşkil edebileceğini bilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmeden haklılığı kanıtlamak bir strateji meselesidir.
Kusur tespiti yapılırken sadakatsizlik, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme gibi nedenler incelenir. Ayrıca evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan şiddetli geçimsizlik durumları da değerlendirilir. Mahkeme, tarafların birbirine yönelik davranışlarını bir bütün olarak ele alır. Çekişmeli dava süreci, anlaşmalı boşanmaya göre çok daha uzun sürer ve duygusal dayanıklılık gerektirir.
Boşanma Sürecinde Velayet, Nafaka ve Mal Paylaşımı Haklarının Korunması
Boşanmanın hukuki sonuçları arasında en çok merak edilen ve tartışılan konular velayet, nafaka ve mal paylaşımıdır. Velayet konusunda mahkemenin tek kriteri "çocuğun menfaatidir." Anne veya babanın yaşam tarzı, ekonomik durumu ve çocuğa sunabileceği imkanlar mahkemece atanan uzmanlar (pedagog ve sosyal hizmet uzmanları) tarafından raporlanır Velayet davası, sadece bir "hak alma" mücadelesi değil, çocuğun geleceğini inşa etme sürecidir.
Nafaka konusu ise yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası olarak üçe ayrılır. Dava süresince ödenen tedbir nafakası, kararın kesinleşmesiyle birlikte duruma göre yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşür. Nafaka miktarının belirlenmesinde tarafların mali güçleri ve ihtiyaçları esas alınır. Yanlış bilinenin aksine nafaka sadece kadına verilmez; şartları oluşmuşsa erkek eş de nafaka talep edebilir. Ödenmeyen nafakalar için icra takibi başlatma ve tazyik hapsi gibi yaptırımlar mevcuttur. Büromuz, nafaka alacaklarının tahsili konusunda etkin bir takip süreci yürütmektedir.
Mal paylaşımı ise 2002 yılından sonra kabul edilen "edinilmiş mallara katılma rejimi" üzerinden yürütülür. Evlilik birliği içinde alınan ev, araç ve diğer birikimler kural olarak yarı yarıya paylaşılır. Ancak miras kalan mallar veya evlilik öncesi sahip olunan varlıklar "kişisel mal" sayılır ve paylaşıma dahil edilmez. Ziynet eşyaları (takılar) konusunda ise Yargıtay’ın güncel kararları yakından takip edilmelidir. Mal kaçırma ihtimaline karşı mahkemeden ihtiyati tedbir kararı almak, hak kaybını önlemek adına hayati bir adımdır.
Aile Hukuku ve Boşanma Süreçlerinde Profesyonel Destek
Aile Hukuku ve Boşanma Süreçlerinde Profesyonel Destek – Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu
Hayatın en zorlu dönemeçlerinden biri olan aile içi uyuşmazlıklarda, duygusal yükü hafifletmek ve geleceği güvence altına almak için aile hukuku ve boşanma süreçlerinde profesyonel destek almak, hak kaybına uğramamanın en temel şartıdır. Boşanma, sadece bir evliliğin sona ermesi değil; aynı zamanda velayet, mal paylaşımı ve nafaka gibi hayati sonuçları olan karmaşık bir yasal prosedürdür. Bu süreçte atılacak her adımın hukuki bir karşılığı olduğu unutulmamalı ve kararlar anlık duygularla değil, uzun vadeli hakkaniyet ilkeleriyle verilmelidir.
Özellikle çekişmeli boşanma davalarında, tarafların birbirlerine karşı ileri sürdüğü iddiaların ispatlanması ve delillerin hukuka uygun şekilde mahkemeye sunulması davanın seyrini belirler. Hukuka aykırı yollarla elde edilen verilerin delil niteliği taşımaması, hatta cezai sorumluluk doğurabilmesi, sürecin ne kadar hassas yönetilmesi gerektiğini kanıtlar niteliktedir. Uzman bir avukat rehberliğinde yürütülen süreç, hem çocukların psikolojik sağlığını koruyan velayet düzenlemelerinin yapılmasını sağlar hem de tarafların maddi geleceklerini teminat altına alan bir mal paylaşımı stratejisi oluşturur.
Sonuç olarak, aile hukukuna dayalı davalar sadece kanun metinlerini bilmeyi değil, aynı zamanda yüksek bir empati yeteneği ve stratejik öngörüye sahip olmayı gerektirir. Anlaşmalı boşanma protokollerindeki en küçük bir eksiklik veya nafaka hesaplamalarındaki bir hata, yıllar boyu sürecek mağduriyetlere neden olabilir. Profesyonel bir bakış açısı, uyuşmazlıkların çözümünde uzlaşmacı ancak müvekkil haklarını koruma noktasında tavizsiz bir duruş sergileyerek, bu sancılı dönemin en sağlıklı şekilde atlatılmasına olanak tanır.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Maddeler
Boşanma kararı alan çiftler için en hızlı ve psikolojik olarak en az yıpratıcı yol anlaşmalı boşanmadır. Ancak bu sürecin hızlı sonuçlanması, hukuki detayların ihmal edilebileceği anlamına gelmez. Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu olarak, anlaşmalı boşanma protokolünü davanın en temel “anayasası” olarak tanımlıyoruz. Protokolde yer alan eksik veya hatalı bir madde, boşanma gerçekleştikten yıllar sonra bile taraflar arasında yeni hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir. Bu nedenle protokolün her kelimesi titizlikle seçilmelidir.
Anlaşmalı boşanma için tarafların en az bir yıldır evli olması şarttır. Taraflar; velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi tüm konularda tam bir mutabakata varmalıdır. Özellikle çocukların geleceğini ilgilendiren velayet maddesi, “çocuğun üstün yararı” ilkesine uygun olmalıdır. Görüşme günlerinin ve saatlerinin net bir şekilde yazılması, ileride yaşanacak iletişim kazalarını engeller. Nafaka miktarının belirlenmesinde ise sadece bugünkü rakamlar değil, gelecek yıllardaki artış oranları da (ÜFE/TÜFE gibi) protokole eklenmelidir. Bu sayede her yıl yeniden dava açma yükünden kurtulunur.
Mal paylaşımı konusu genellikle protokollerin en karmaşık kısmıdır. Hangi malın kimde kalacağı, tapu devirlerinin ne zaman ve nasıl yapılacağı açıkça belirtilmelidir. “Tarafların birbirlerinden mal rejimine dayalı alacağı yoktur” gibi genel ifadeler bazen hak kayıplarına neden olabilir. Maddi ve manevi tazminat miktarları da netleşmiş olmalıdır. Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu, müvekkillerinin haklarını korurken aynı zamanda sürecin barışçıl bir şekilde sonlanması için profesyonel danışmanlık sunar. Unutulmamalıdır ki, hâkim tarafından onaylanan bir protokol artık kesinleşmiş bir mahkeme hükmüdür ve geri dönüşü oldukça zordur.
Boşanma Davalarında Hukuka Uygun Delil Toplama Yöntemleri ve İspat Yükümlülüğü
Anlaşmalı boşanmanın mümkün olmadığı durumlarda süreç çekişmeli boşanma davasına dönüşür. Çekişmeli davalarda mahkemenin en çok üzerinde durduğu konu “kusur” tespitidir. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanmaya neden olan olaylarda hangi tarafın daha kusurlu olduğu, tazminat ve nafaka miktarını doğrudan etkiler. Bu süreçte iddiaların somut gerçeklerle desteklenmesi davanın gidişatını belirler.
Çekişmeli davalarda en çok kullanılan deliller; tanık beyanları, mesaj kayıtları, sosyal medya paylaşımları, banka dökümleri ve otel kayıtlarıdır. Ancak burada çok kritik bir hukuki sınır vardır: “Hukuka aykırı elde edilen deliller.” Gizlice kaydedilen ses kayıtları veya casus yazılımlarla elde edilen veriler, mahkeme tarafından reddedilebilir ve hatta bu verileri sunan kişi için cezai sorumluluk doğurabilir. Uzman bir avukat, hangi delilin mahkemede kabul göreceğini ve hangisinin suç teşkil edebileceğini bilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmeden haklılığı kanıtlamak bir strateji meselesidir.
Kusur tespiti yapılırken sadakatsizlik, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme gibi nedenler incelenir. Ayrıca evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan şiddetli geçimsizlik durumları da değerlendirilir. Mahkeme, tarafların birbirine yönelik davranışlarını bir bütün olarak ele alır. Çekişmeli dava süreci, anlaşmalı boşanmaya göre çok daha uzun sürer ve duygusal dayanıklılık gerektirir. Bu yolda Türeli & Ceylan Hukuk Bürosu, müvekkillerine sadece hukuki bir temsil değil, aynı zamanda güven veren bir yol arkadaşlığı sağlar. Haklılığın ispatı, doğru hukuki adımların atılmasına bağlıdır.
Boşanma Sürecinde Velayet, Nafaka ve Mal Paylaşımı Haklarının Korunması
Boşanmanın hukuki sonuçları arasında en çok merak edilen ve tartışılan konular velayet, nafaka ve mal paylaşımıdır. Velayet konusunda mahkemenin tek kriteri “çocuğun menfaatidir.” Anne veya babanın yaşam tarzı, ekonomik durumu ve çocuğa sunabileceği imkanlar mahkemece atanan uzmanlar (pedagog ve sosyal hizmet uzmanları) tarafından raporlanır Velayet davası, sadece bir “hak alma” mücadelesi değil, çocuğun geleceğini inşa etme sürecidir.
Nafaka konusu ise yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası olarak üçe ayrılır. Dava süresince ödenen tedbir nafakası, kararın kesinleşmesiyle birlikte duruma göre yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşür. Nafaka miktarının belirlenmesinde tarafların mali güçleri ve ihtiyaçları esas alınır. Yanlış bilinenin aksine nafaka sadece kadına verilmez; şartları oluşmuşsa erkek eş de nafaka talep edebilir. Ödenmeyen nafakalar için icra takibi başlatma ve tazyik hapsi gibi yaptırımlar mevcuttur. Büromuz, nafaka alacaklarının tahsili konusunda etkin bir takip süreci yürütmektedir.
Mal paylaşımı ise 2002 yılından sonra kabul edilen “edinilmiş mallara katılma rejimi” üzerinden yürütülür. Evlilik birliği içinde alınan ev, araç ve diğer birikimler kural olarak yarı yarıya paylaşılır. Ancak miras kalan mallar veya evlilik öncesi sahip olunan varlıklar “kişisel mal” sayılır ve paylaşıma dahil edilmez. Ziynet eşyaları (takılar) konusunda ise Yargıtay’ın güncel kararları yakından takip edilmelidir. Mal kaçırma ihtimaline karşı mahkemeden ihtiyati tedbir kararı almak, hak kaybını önlemek adına hayati bir adımdır.
1 Comment
Zorlu boşanma sürecimde haklarımı güvenle savunmamı sağlayan profesyonel yaklaşımları ve empatik destekleri için minnettarım.